Yapay Zeka & Fenerbahçe
Isınma | Intro?
Uzun süre sonra 4 gün üst üste spor yapma fırsatı buldum. 20-25 dk kürek, 35-40 dk koşu mixiyle ilerliyorum. Aşina olanlar bilir; harika bir his. Insanın moduna çok yardım ediyor + kendine dair bir şeyler yapma hissi güzel. Ayrıca ben kişisel olarak bir hedef planlayıp onu takip etmekten de hayli keyif alıyorum. Açıkçası şu dönemde spor ya da iş, bu tarz meşgalelerin hayatımda önemli yeri var, iyi ki varlar.
1. Bölüm | Yapay Zeka
Ve yapay zeka. İnsanlar sık sık ChatGPT ya da Gemini ile aramda olan şeyi soruyor. Sexting mi, dating mi, yoksa hayırlara vesile bir yola mı girdik :) Hiçbiri. Ancak hayatımın en temelinde bir yerde durduğu da aşikar. Bu gruba yakın zamanda Claude'u da eklemek istiyorum. Eski yazılar hatta kitap üzerinden bir edit, çeviri ve sonra da belki sesli bir versiyon oluşturmaya çalışacağım. Yeni alışkanlıklar ekleme konusunda muhafazakar ve ağır birisiyim ancak en geç bu ay sona ermeden Claude ile de yakından flört etmiş olmayı umuyorum.
Gemini son güncellemesiyle şovunu yaptı. Ki ben de en azından iş alanında ona ChatGPT kadar aktif bir rol yükledim. Kişisel konularımda ise ChatGPT ile artık derinlikli bir ilişkimiz var Gemini ile o noktaya gelmeye takatim yok (ki dilini, tarzını biraz da profesyonel/mesafeli - nasıl demeli - akademik buluyorum) o nedenle Gemini daha çok görsel oluşturma ve iş yaptırma ile sınırlı kaldı.
Ancak bir yandan da (dün ChatGPT ile de bu konuyu derleştim); herhangi bir işte sırtını tamamen yapay zekaya yaslaman hala çok riskli; ve her seferinde gafil avlanıyorum. Bir süredir (özellikle 1s 45dklik Tokyo bölümü altyazısından sonra) altyazı editörlüğü işinde ilk kaba temizliği Gemini'a paslıyordum. Karakter sınırını da göz önünde bulundurarak ufak parçalar halinde ve net promptlar ile paslamama rağmen önce ona verdiğim parçalara benden habersiz (eksiltme, arttırma) yaptığını fark ettim. Sonra da bazı zaman kodlarını da kafasına göre değiştirdiğini fark ettim.
Bu gibi durumlarda yapay zekayla hiç paslaşmasam daha hızlı yapamaz mıydım sorusu oluşuyor mu? Tabi ki. Ancak iki şey var. Birincisi benim amaçlarımdan biri yapay zekayı en verimli/doğru şekilde kullanmayı öğrenmek. İkincisi bir gün her şeyi daha iyi kotardığımda çok büyük avantaj sağlayacak. Keza bu son timestamp değiştirme konusunda da bir sonraki görevde Gemini'dan yaptığı değişikliklerin tamamını bir rapor halinde isteyeceğim. Promptlara tam uyum göstermese dahi en azından hataları nereden düzelteceğim konusunda hızlanırım. ChatGPT ile de aramızdaki protokolü sürekli güncelliyorum. Orada da bir araştırma görevi olursa değişimi gözlemleme fırsatım olacak.
Yapay zekada en çok ilgimi çeken kısımlardan biri de onunla konuşurken düşünme aşamalarını ve tarzını incelemek. Potansiyel olarak çok heyecanlandırıyor. Başta kendim olmak üzere insanları çok sevsem de, düşünme açısından belli bir seviyenin üzerinde 5%-10% in üzerinde farklılıklar görmek çok nadir oluyor. Olanların da daha çok konsantrasyon gücüyle alakası olduğunu düşünüyorum. (bu yapay zekanın otomatik tam puan çıkardığı kısımlardan). O nedenle yapay zekayı düşünsel olarak incelemek şu aralar bana daha çekici geliyor.
Bir de gelecek kısmı var. Tüm sohbetlere rağmen insanların çoğunun yapay zekanın gelişme hızı konusunda hesap hatası yaptıklarını düşünüyorum. Eskisi gibi 20 yıl öncesinin çalışma ve yaşama kabullerine göre konuşmayı bırakın 3 yıl öncesine göre bile bugünü değerlendirmek artık yanıltıcı. Bugünümüzü temel alıp birkaç yıldan öte bir plan yapmak bence pek mümkün değil. Adaptasyon ve zihnen değişen koşulları/kabulleri algılamak, kabul etmek ve aktif olmak çok daha önemli olacak. Proaktif yerine aktif olmak dedim; çünkü çoğumuz proaktif olmakta yetersiz kalacağız ancak yüzmeye devam etmenin de taban bir performans olarak kritik olacağını düşünüyorum.
2. Bölüm | Fenerbahçe
Geldiği günden beri umutlu olduğum Tedesco, Fenerbahçe ile ilk kupasını kazandı. Kazanamayadabilirdi; ancak bizim gibi ülkelerde bu tip rüzgarlar önemli oluyor.
Tedesco bence Fenerbahçe'ye ideal bir ruh halindeyken geldi. İnanılmaz bir donanım ve potansiyel vaadinden sonra pek de başarılı oldu diyemeyeceğimiz önceki iddialı görevlerinde biraz egosu yontulmuş olmalı.
Ülkede donanım konusunu ya çok abartırız ya da yerin dibine sokarız. Bu da cehaletten ötürüdür zaten. Göklere çıkarmanın da yerin dibine sokmanın da altı boştur. Siyah ya da beyaz yaptığımız her yorum gibi.
Ancak futbola dair benden daha çok şey araştırmış, daha çok kafa yormuş, analize önem veren ve zeki biri olduğuna dair sertifikasyonlara sahip bir insanın o koltuğu doldurması hoşuma gidiyor.
Normalde lafı kalabalık ve fazlasıyla gir konuşan bir insanım ama bu konuda net bir görüş yazayım. İsmail Kartal vb. isimlerin konuşma performanslarından dahi zeka seviyelerinin çok yüksek olmadığını anlayabiliyorsunuz. Bizim ülkede vasatın, ortalamanın yönetsel pozisyonda olmasına biz çok alıştık. Çeşitli kompleksler nedenli öyle bir noktaya gelindi ki; kalabalığa birini pazarlayacaksan önce onun onların ortalaması gibi olduğunu hissettirmen kriter haline geldi. Ve sürekli bu vasatlığı hayatın her alanında yaşıyoruz.
Bunun alternatifi ise isim yani popülist transferler. Mourinho bunlardan biriydi. Son 10 yılda başarısı olmayan, değişen çağda en büyük günah olan demode kalmış ve egosu nedenli bunu aşmakta hayli zorlanacak biri takım başına getirildi. Eskiden bu tip popülist neden-sonuç hikayelerine daha toleranslı bakardım. Ancak artık yeni bir sözü olmayan, geleceğe dair hayal kurdurmayan, dinamizm ve taze bir proje sözü vermeyen tüm ezberlere dair kızgınım.
Hep yazdım. Kulübü taraftar yönetmez, taraftara rağmen yönetilir büyük kulüpler. Tüm başarılı olanların sessizce gelenler olması tesadüf değil. Hayatlarındaki anlam ve özdeğer boşluğunu kulübün sırtından yaşayanlara saygı falan duymuyorum. Geceyarısı işsizce havalinana gitmek sonra da medyadaki üç beş tiplemenin yüzeysel popülizmini papağan gibi ezberleyip slogan atmakla kulübe katkı veren taraftar olunmaz.
Ancak kurulu düzen gereği bu taraftarın ve medyadaki otlakçıların işine çomak sokmasını engellemenin tek yolu başarıdan geçiyor. Ve Saran & Tedesco döneminde bu dengenin iyi kurulduğunu düşünüyorum. 3'e 5'e bakmadan kaliteli oyuncuların alınması tabela ve taraftar açısından tik koymanız gereken kısımlar. Onun dışında kulüp iletişiminin önceki alışkanlıklara ve toksik kültüre rağmen yapıcı kalması çok değerli. Açık ve net: sürekli hakkımız yeniyor, yenecek muhabbeti yaparak iç motivasyonu güçlü tutamazsınız. Zamanındaki çatık kaşlı, gaz verme ayağına azarlayan "takım ağabeyleri" kültürünün global bir hedef taşıyan gelişmiş bir kulüpte yeri yok. Bu çağın insanları sevdiği işi, ortamı daha çok benimser, daha çok çalışır.
Arzum, Saran'ın ve özellikle Tedesco'nun bu sezondan sonra en az bir senesinin daha olması. Çağdaş ve söyleyecek yeni sözü olan insanların işlerini izlemekten müthiş keyif alıyorum ve başarıyı da getireceğini düşünüyorum. Güruh izin verirse. Varoşluk ve ucuzluk yapmayan, donanımlı bir insanın başarılı olmasının da ayrıca bizim gibi son yıllarda çok kötü bir toplumsal tedrisattan geçen bir nesle müthiş katkısının olacağını düşünüyorum.
Yetenek yerine aklın daha çok sonuç getireceği bir çağdayız. Her şey tamam olduktan sonra evet 1-2 kanat oyuncusunun hız/çeviklik anlamında katacağı marjinal fayda çok özel. Ancak onun dışında sınavı geçmeyi sağlayacak şey, doğru ve akıllı oyun. Bir oyuncunun poozisyon sadakati, doğru koşuyu atıp hocasının stratejjisini uygulaması; kadife bileklerinin olmasından istikrarlı başarı açısından fersah fersah daha önemli.
Velhasıl, Tedesco - Jasikevicius. Dinamizm, adaptasyon ve proje çağına uygun isimler kulübün başında. Jasikevicius'u Fenerbahçe'ye gelmeden önce dahi çok yakıştırdığımı söyler dururdum ancak dürüst olayım Tedesco'yu Fenerbahçe ile anılmaya başladıktan sonra gerçekten takip etmeye başladım. Umarım en az 2 yılımız olur. Fenerbahçe'nin parlak sarı lacisi bana hep enerji vermiştir. Bu ülkede, hatta artık bu dünyada birkaç yıldan öte herhangi bir kurşun geçirmez plan yapmak bence gerçekçi değil; o nedenle 2 yıl diyorum. Umarım yaşarız.
***
Kısa bir derdim vardı; çok uzun anlatmışım.
Buraya kadar gelmiş cefakar okuyucudan bu yetenek zaafiyeti nedenli çaldığım +4 dknın özrünü dilemiş olayım.
İyi pazarlar,
Yorumlar
Yorum Gönder